Gece Evi Serisi Buluşma Noktası

Kitap Özetleri, Çeviriler, Yazarlar Hakkında Bilgiler..Gece Evi Serisi Fanıysanız İşte Burası Sizin Yeriniz.
 
AnasayfaAnasayfa  KapıKapı  TakvimTakvim  SSSSSS  AramaArama  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 İşaret 3. BöLüm

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Aphrodite*

avatar

Mesaj Sayısı : 61
Kayıt tarihi : 04/11/10
Yaş : 21
Nerden : St. Viladimir Akademisinden

MesajKonu: İşaret 3. BöLüm   Cuma Kas. 05, 2010 9:57 am

Bölüm 3

Üvey-Zavallım, John Heffer ilk bakışta fena biri gibi durmaz;hatta normal göründüğü bile söylenebilir(Evet ne yazık ki soyadı bu ve artık annem de bu soyadını taşıyor.Annemin adı Bayan Heffer, buna inanabiliyor musunuz?).Annemle ilk çıkmaya başladıklarında, annemin arkadaşlarından birkaç tanesinin ondan “yakışıklı” ve “çekici” diye bahsettiklerini duymuştum.İlk bakışta.Tabii şimdi artık annemin yepyeni bir arkadaş grubu var:Bay Yakışıklı ve Çekici’nin, annemin daha önce takıldığı eğlenceli bekar kadınlardan daha uygun gördüğü yeni kadınlar.
Ondan hiçbir zaman hoşlanmadım.Gerçekten.Bunu söylemememin nedeni de ona tahammül edemiyor olmam değil.Onunla tanıştığım ilk günden beri tek düşündüğüm sahte olduğu.İyi bir adammış gibi rol kesiyor.İyi bir kocaymış gibi davranıyor.Hatta iyi baba numaraları yapıyor.
Baba olma yaşındaki diğer erkeklere benziyor.Koyu renk saçları, çelimsiz bacakları ver ve son dönemde göbeklenmeye başladı.Gözleri, ruhunun bir aynası gibi;duygudan yoksun, soğuk ve kahverengi.
Oturma odasına girdiğim zaman onu kanepenin yanında, ayakta buldum.Annem kanepenin ucuna ilişmiş, onun elini tutuyordu.Gözleri şimdiden kırmızı ve ıslaktı.Harika.Yine o İncinmiş İsterik Anne rolünü oynayacaktı.Bu rolün hakkını verdiğini söylemeliydim.
John beni gözleriyle şişlemeye dünden hazırdı fakat alnımdaki İşaret dikkatini dağıttı.Yüzü tiksintiyle büküldü.Vaaz sesi olduğunu düşünmekten hoşlandığım ses tonuyla “Hemen arkama geç,” dedi. “İblis!”
İç geçirdim.”İblis falan değil.Sadece benim.”
“Alay etmenin sırası değil, Zoey,” dedi annem.
“Bu işi bana bırak, tatlım,” dedi üvey-zavallı.Dalgın tavırlarla annemin omzunu sıvazladıktan sonra dikkatini bir kez daha bana çevirdi.”Sna yanlış yolda olduğunu ve bu davranış problemlerinin bir gün başına iş açacağını söylemiştim.Bu kadar çabuk olmasına hiç şaşırmadım.”
Başımı salladım.Bunu bekliyordum.Bunu gerçekten de bekliyordum ama yine de şok olmuştum.Bütün dünya hiç kimsenin Değişim’e neden olmak için hiçbir şey yapamayacağını bilirdi.”Bir vampir tarafından ısırılırsan ölürsün ve sen de bir vampir olursun,” hikayesi kesinlikle kurgudan ibaretti.Bilimadamları, vampirizme yol açan fiziksel olaylar dizisine neyin sebep olduğunu çözmek için senelerdir kafa patlatıyordu.Sanki sebebi bulurlarsa tadavisini de keşfedebileceklermiş ya da en azından aşı geliştirebileceklermiş gibi.Şimdiye kadar şansları yaver gitmemişti.Fakat şimdi, üvey-zavallım John Heffer, birdenbire, kötü ergen davranışlarının -özellikle benim nadir yalanlar, birtakım öfkeli düşünceler ve doğruca evebeynlerimi hedef alan ukalaca yorumlarımdan ve belki de Ashron Kutcher’a (ne yazık ki kendinden büyük kadınlardan hoşlanıyor) beslediğim yarı-zararsız şehvetten oluşan kötü davranışlarımın- vücutta böyle fiziksel bir tepkiye neden olduğunu keşfetmiş bulunuyordu.Ne diyebilirim ki?Kim bilir?
Sonunda “Bu, benim neden olduğum bir şey değil ki,” demeyi başardım.”Benim yizimden olmadı.Bana oldu.Yeryüzündeki bütün bilimadamları benimle aynı fikirdedir.”
“Bilimadamları her şeyi bilmiyor.Onlar Tanrı’nın admları değil.”
Ona bakakalmıştım.İnanç İnsanlarının Mütevelli Heyeti’ndeydi ve bundan gurur duyardı.Zaten annemin ondan etkilenmesinin başlıca nedenlerinden biri de buydu.Mantıksal bir düzlemde, nedenini anlayabiliyordum.Kilisenin Mütevelli Heyeti’nde olmak başarılı olmak anlamına geliyordu.Doğru işi yapıyordu.Güzel bir evi vardı.Kusursuz bir aileye sahipti.Doğru şeyleri yaptığı ve doğru bir inanca sahip olduğu varsayılıyordu.Kağıt üzerinde, annemin yeni eşi ve bizim babamız olmak için mükemmel bir adaydı.O kağıdın hikayenin tamamını içermemesi çok yazıktı doğrusu.Ve şimdi, tahmin edileceği üzere, Kilise Mütevelli Heyeti kartını oynayarak, Tanrı’yı yüzüme çarpacaktı.Bunun Tanrı’yı da en az benim kadar sinir ettiğine yeni -ve havalı- Steve Madden ayakkabılarımın üstüne bahse girebilirdim.
Şansımı bir kez daha denedim.”Bunu AP Biyoloji dersinde işledik.Bu, bazı ergenlerin bedenlerinde, horman seviyesinin yükselmesi nedeniyle gerçekleşen fizyolojik bir tepki.”Duraksadım.Bir önceki dönem öğrendiğim bir şeyi hatırlayabildiğim için kendimle acayip gurur duyuyordum. “Bazı insanlarda hormonlar…”Doğru terimi hatırlayabilmek için beynimi zorluyordum. “…bir hurda DNA lifinde bazı şeyleri tetikleyebiliyor.Bu da tamamen bir Değişim başlatıyor.”Gülümsedim.Ama aslında gülümsememin nedeni John değil, aylarca üzerinde çalıştığımız üniteden bir şeyleri hatırlıyor olabilmemin verdiği keyifti.Çenesindeki o bildik kasılmayı görünce gülümsememin büyük bir hata olduğunu anladım.
“Tanrı’nın bilgisi bilimi aşar ve senin bunun aksini idea etmen dinsizlikten başka bir şey değildir, küçük hanım.”
“Ben hiçbir zaman bilimadamlarının Tanrı’dan daha zeki olduğunu söylemedim.” Ellerimi havaya kaldırıp öksürüğümü durdurmaya çalıştım. “Ben sadece bu durumu size izah etmeye çalışıyorum.”
“On altı yaşında birinin bana herhangi bir açıklama yapmasına ihtiyacımın olduğunu hiç sanmıyorum.”
Üzerinde gerçekten berbat bir pantolon ve çok çirkin bir gömlek vardı.Bir ergenden bazı açıklamalar dinlemeye ihtiyaç duyduğu her halinden belliydi fakat moda konusundaki bariz ve talihsiz beceriksizliğinden bahsetmek için uygun bir zaman olduğunu sanmıyordum.
“Ama, John, hayatım, şimdi ne yapacağız?Komşular ne der?” Annemin yüzü iyice solmuştu.Hıçkıraral “Pazar günkü Toplantı’da insanlar neler söyleyecek, kim bilir?”
Ben cevap vermek için ağzımı açınca, üvey-zavallım gözlerini kısarak bana baktı ve konuşmama engel oldu.
“Her iyi ailenin yapması gereken şeyi yapacağız.Bu işi Tanrı’ya bırakacağız.”
Yani beni bir manastıra mı göndereceklerdi?Ne yazık ki yeni bir öksürük krizi beni esir aldığı için, o konuşmaya devam etti.
“Ayrıca Doktor Asher’i de arayacağız.Bu durumu yatıştırmak için ne yapmamamız gerektiğini biliyordur.”
Harika.Mükemmel.Ailemizin deli doktoru, İnanılmaz Derecede İfadesiz Adam’ı arayacaktı.Kusursuz.
“Linda, Doktor Asher’in acil numarasını ara.Bence tüm listeyi aktif hale getirmek de gerekecek.Diğer Heyet üyelerinin burada toplanacaklarından haberdar edilmelerini sağla.”
Annem başıyla onaylayıp kalkmaya davrandı.Fakat benim ağzımdan dökülen kelimeler, onu yeniden kanepeye çökmek zorunda bırakacaktı.
“Ne?Bulduğunuz çözüm ergenler konusunda hiçbir bilgisi olmayan bir deli doktorunu buraya çağırmak ve o tutucu kilise heyeti üyelerini buraya üşüştürmek mi?Sanki anlamaya çaba harcayacaklar da!Hayır!Anlamıyor musunuz?Gitmem gerek.Bu akşam.” Öksürdüm, göğsümü ciddi anlamda acıtan iç parçalayıcı bir ses çıktı.”Gördünüz mü?Eğer…” Tereddüt ettim.”Vampir” kelimesini telaffuz etmek neden bu kadar zordu?Çünkü çok yabancı, bir o kadar nihai ve -için için itiraf ediyordum ki- çok fantastikti.”Gece Evi’ne gitmem gerek.”
Annem ayağa fırladı.Bir an için beni gerçekten kurtaracağını sandım.Sonra John koruyucu bir tavırla elini annemin omzuna attı.Annem önce John’a, sonra bana baktı.Gözlerinde hüzün olduğunu söylemek mümkündü fakat ağzından çıkan kelimeler, her zamanki gibi, John’un duymak isteyeceği türdendi.
“Zoey, bu geceyi evde geçirmenden bir zarar gelmeyecektir.”
“Tabii ki gelmez,” dedi John.”Doktor Asher’in ev ziyaretini gerekli bulacağından eminim.Doktorun burada olması Zoey’e gayet iyi gelecektir.”Sanki önemsiyormuş gibi, annemin omzunu sıvazladı.Oysa bana tatlıdan çok ikiyüzlü görünüyordu.
Gözlerimi anneme çevirdim.Gitmeme izin vermeyeceklerdi.Bu gece, hatta belki de hiçbir zaman.En azından sağlık görevlileri tarafından zorla dışarı çıkarılmam gerekene kadar.Birden konunun İşaret’le ve hayatımın tamamen değişmiş olmasıyla ilgili olmadığını anladım.Asıl mesele kontroldü.Gitmeme izin verirlerse, bir şekilde kaybetmiş olacaklardı.Annemin açısından, beni kaybetmekten korktuğunu düşünmek hoşuma gitmişti.John’un neyi kaybetmek istemediğini çok iyi biliyordum.Kıymetli otoritesini ve bizim küçük, mükemmel bir aile olduğumuz yanılsamasını kaybetmek işine gelmiyordu.Annemin daha önce de söylediği gibi, Komşular ne derdi? Ve Pazar Toplantısı’ndakiler? Benim çok, hem de çok hasta olmama izin vermek pahasına bile olsa, John bu illüzyonu korumak zorundaydı.
Fakat ben böyle bir bedel ödemeye hazır değildim.
Sanırım işi ele (ne de olsa ellerim son derece bakımlıydı) almamın zamanı gelmişti.
“Pekala,” dedim.”Dr. Asher’i arayın.Telefon zincirini başlatın.Fakat herkes buraya gelene kadar biraz yatmamın herhalde bir sakıncası yoktur.”Önlem olarak bir kez daha öksürdüm.
“Tabii ki yok, tatlım,” dedi annem.Rahatladığı her halinden belliydi.”Biraz dinlenmenin sana iyi geleceğinden hiç şüphem yok.”Sonra John’un sahiplenici kollarının arasından sıyrılıp bana sarıldı.”Sana biraz NyQuil geirmemi ister misin?”
“Hayır, böyle iyiyim,” diyerek ona sımsıkı sarıldım.Bütün kalbimle üç sene öncesine, annemim hala benim ve benim tarafımda olduğu zamana gidebilmeyi istiyordum.Sonra da derin bir nefes alarak geri çekildim.”İyiyim ben.”
Bana baktı ve başını salladı.Üzgün olduğunu, yapabildiği tek şekilde, gözleriyle söylemeye çalışıyordu.
Ondan uzaklaşıp odama doğru yürümeye başladım.Üvey-zavallı arkamdan “Neden hepimize bir iyilik yapıp alnındaki o şeyi kapatmak için bir pudra falan bulmuyorsun?” diye seslendi.
Duraksamadım bile.Sadece yürümeye devam ettim.Ağlamayacaktım da.
Kendi kendime sertçe, Bunu hatırlayacağım, dedim.Bugün kendimi ne kadar kötü hissetmeme neden olduklarını unutmayacağım.Korktuğum, yalnız kaldığım ya da bana olacak şeyler olmaya başladığı zaman, hiçbir şeyin burada tıkılıp kalmaktan daha kötü olmayacağını hatırlayacağım.Hiçbir şey bundan daha kötü olamaz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://vampirakademisi.forumdizini.net/
 
İşaret 3. BöLüm
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Gece Evi Serisi Buluşma Noktası :: Kitaplar :: İşaret-
Buraya geçin: